|
|
#1 (permalink) |
|
Üyelik Tarihi: Feb 2012
Mesajlar: 11.830
Beğendikleri:
Beğeni Puanı:
Tecrübe Puanı: 50
![]()
|
Kaside-i Bürde
Söz taşıyıp öc alan ikiyüzlü Şiir ve kabile düşmanlarım: "Ey Ebi Sülma'nın oğlu sen mahvoldun" dediler, Suatın derdi bana yetmezmiş gibi. "Ey Ebi Sülma'nın oğlu sen kendini ölmüş bil" Ben de koştum güvendiğim dostlara, Kime baş vurdumsa, "Biz yokuz bu işte, Var git kendin bak başının çaresine" demezler mi? Ben de onlara dedim ki; "Gidin beni yalnız bırakın, Neye hükmetmişse o olur. Hükmeden o allah ki Yaşamak dediğiniz nedir? Bin yıl yaşansa bile Eninde sonunda insanoğlu O kambur tahta kutuya girmeyecek binmeyecek mi? Haber geldi: "Peygamber seni öyle bir cezaya çarpacak ki" Siz bilirsiniz hey zavallılar, İşte o'nun kapısındayım. Yüreğimde sonsuz bağışlanma ümidi. O'ndan özür dilemeye geldim, Af istemeye geldim. Çünkü o sırrını bilendir, kabul edicidir mazeretleri. O affedenlerin en affedicisi. |
|
|
Paylas
|
|
|
#2 (permalink) |
|
Üyelik Tarihi: Feb 2012
Mesajlar: 11.830
Beğendikleri:
Beğeni Puanı:
Tecrübe Puanı: 50
![]()
|
ANLATAMAM SENİ YA RESÛLALLAH
Dediler bana -Bu dünya O var diye yaratıldı- Geldim dünyaya, açtım gözlerimi, aradı bu gözler seni Ama sen yoktun... Haber göndermişsin -Kardeşlerime selam olsun- demişsin... Seni göremeyen kardeşlerine selam Senden gelen selama can kurban Ya Resûlallah. Sen ki eşsiz tebessümüyle kalpleri anahtarsız açan, Sen ki dört mevsim açan gül, Sen ki bir yavrucağın kuşu ölmüş diye taziyeye giden ince gönül, Sen ki harbe en önde giden korkusuz cengaver. Çocukların bile fikrini soran büyük düşünür, İsmi Allah la yazılacak kadar şereflisin. Bir hayvan ölüsünden herkes uzaklaşırken Onun güzel dişlerini görecek göz vardı sende... Selam vermeyi çok sevmene rağmen Tembellik yapana bunu layık görmeyecek kadar çalışkandın sen. Çocuklarla oyun oynayan alçak gönüllü sevgi güneşi, İki kurbanlığın oğlu olarak asildin sen. Can düşmanlarının malını emanet ettiği, Sözüne güvendiği emindin sen Hz. Yusuf tan güzel, tüm insanlar içinde özeldin sen İnci dişlerinin arasından çıkanlarla kimsenin incinmediği yürektin sen. Sen yürüyünce dağlar erirdi, mahlûkat selam verirdi sana, İftira atanlar üzünce seni melekler öperdi yanaklarından Münkirler ağlatınca Amine yoktu ki kucaklasın seni? Abdullah görmedi nasıl cezalandırsın kafirleri? Ama Rabbin vardı, alemleri senin için yaratan Rabbin... Miraca çıkardı seni, sevgiliyi görmek herşeye değerdi. Bahiranın bahçesindeki kuruyu yeşerten sevgili ! Gel ey nebi. Gönlümün bozkırları seni bekler. Seni sevmek her ruhun yiyeceği, içeceği, İlahi aşkın gıdası seni sevmekten geçer. Benim sevgim nedir ki? Ayçiçeğinin güneşe olan sevgisi... Önemli olan güneşin, ayçiçeğine ışık göndermesi. Sana öylesine muhtacım ki... Ölesine muhtaç... Ferda Mirace Can |
|
|
Paylas
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Üyelik Tarihi: Feb 2012
Mesajlar: 11.830
Beğendikleri:
Beğeni Puanı:
Tecrübe Puanı: 50
![]()
|
40 yaşındasın
Rahmetini umarak Günahkar bir dille; Allah Azze ve Celle Ya Rasulallah, Âlemlere rahmet hayatın geçiyor kalbimizden, Kalbimizden seyrediyoruz seni. İşte Bir yaşındasın, Beni Sa'd yurdundasın Sana süt anne olmadı kadınlar Bu yüzden dargın bulutlar Bir damla yağmur indirmiyor Kıtlık hüküm sürüyor Beni Sa'd yurdunda Minicik bir bulut var gökyüzünde Sana aşık... Ayrılmıyor başucundan Ve insanlar yağmur duasında... Hz.Halime kucağına alıyor seni Yeryüzünde bir gölgelik...Seni güneşten korumak için Oysa minicik bulut gökyüzünde Sana meftun, sana kilitli... Ve dua eden rahibin kucağındasın Dünyalar güzeli gözlerine bakıyor rahip Kıtlığı da unutuyor, yağmuru da, duayı da Ama sen unutmuyorsun Uğruna canlarımız feda o gözlerinle gökyüzüne bakıyorsun O minicik bulut ilişiyor bakışlarına Büyüyor, büyüyor... Sonra nazlı, nazlı yağmur damlaları iniyor buluttan Fakat çoğusu bilmiyor yağmurun geliş sebebini Çoğusu bilmiyor seni... Altı yaşındasın Medine-i Münevvere yolundasın Yanında aziz annen ve Ümmü Eymen Yetimliğini hissediyorsun baba kabristanında Sonra yolda, Ebva'da öksüzlük karşılıyor seni Mekke'ye annesiz giriyorsun Abdulmuttalip bir başka seviyor seni Ebu Talip bir başka seviyor Ya Rasulallah Mekke çocukları annelerine seslenirler miydi senin yanında Onlar anne deyince sen yere mi bakardın Mekke rüzgarları kaç gece gözyaşlarını taşıdı Ebva'ya Kaç gece anne diye hıçkırdın Efendim! Senin yerine de anne dedik annemize Senin yerine de baba dedik Yirmi beş yaşındasın Ve bambaşkasın Kimse sana denk değil Şefkat yayıyor kokun Güven veriyor sesin Sen Muhammed-ül Emin' sin Otuz üç yaşındasın Dalga dalga rahmet var Otuz beş yaşındasın Hadi gel bekletme yar İniltiler çalıyor kapısını göklerin Hadi gel bekletme yar Sinesi çatlayacak Rasul bekleyenlerin... Hadi gel ey Yâr! Nurdağına davet var İşte Kırk yaşındasın Hira Nur dağındasın Cibril iniyor göklerden Ve nokta nokta her yerden salat, selam yükseliyor Sen kâinatın yüreğinden hasretle kopan " Ah! " sın Karanlık gecelerimize sabahsın Sen Nebiyullahsın Sen Habibullahsın Sen Rasulullahsın Niye incittilerki seni sultanım Niye işkence yaptılarki sana Ebu Talip öldü diye mi bu pervasızca saldırılar Himayesiz kaldın diye mi Kabe'deki ağlayışın geliyor gözümüzün önüne " Amca yokluğunu ne çabuk hissettirdin " diyişin Haremde namaz kılışın geliyor aklımıza Başına pislikler saçılıyor Başlar feda o mübarek başına Nasipsizler sana bakıp nasıl da gülüyorlar Biri koşuyor Mekke sokaklarından sana doğru Biri koşuyor ama sanki yere inmiş Arş-ı Âla " Bu koşan kimdir " diye bir soru dolaşıyor boşlukta Bu koşan kim? Ve cevap veriyor biri: Muhammed' in kızı Fatımatüz-Zehra Velilerin anası... Yüzünü gözünü siliyor biricik kızın Sana yeryüzünde en çok benzeyen Gülmesi sen, ağlaması sen " Ağlama kızım " diyişin geliyor aklımıza Niye çıkardılar ki yurdundan seni Himayesiz kaldın diye mi Onlar bilmiyorlar mıydı seni himaye edeni Seni yetim bulup barındıranı Seni alemlere rahmet kılanı Onlar deli diyorlardı sana, sen susuyordun Mecnun diyorlardı, şair diyorlardı, sen susuyordun "Seni bizim elimizden kim kurtaracak" diyorlardı Sen, Sen " Allah! " diyordun Allah Azze ve Celle Semayı haşyet kaplıyordu Sen " Allah! " diyordun Arş-ı Âla titriyordu Bedir' de " Allah! " diyordun Üç bin melek iniyordu alaca atlarda Yüz yirmi beş bin sahabi : " Anam babam sana feda olsun " diyordu Ya Rasulallah Medine-i Münevvere sokaklarında yürüyordun Neccar Oğulları'nın küçük kızları seni görünce Sevinçten ne yapacaklarını bilememişlerdi " Beni seviyor musunuz " diye sormuştun onlara " Seni çok seviyoruz Ya Habiballah " demişlerdi Sen de: " Allah biliyor ki ben de sizi çok seviyorum" demiştin Bu gün yaşayan gençler var Neccar Oğulları'nın kızları diğil belki Ama seni onlar da çok seviyor Gözyaşlarından belli ki seni canlarından çok seviyorlar Senden başka kimseleri yok Allah biliyor ki sen onları da çok seviyorsun Altmış üç yaşındasın Refik-i Âla duasındasın Senin için siyah yünden çizgili bir cüppe dokunmuştu Kenarları beyazdı Onu giyerek ashabının yanına çıkmıştın Ve mübarek ellerini dizine vurarak : " Görüyor musunuz ne kadar güzel " demiştin Meclisinde bulunan biri sana seslenmişti : " Anam babam sana feda olsun ya Rasulallah, onu bana ver " Niye istemişti ki senden sevdiğini bile bile İstendiğinde katiyyen " hayır " demediğini bile bile " Peki " dedin o zata Ve sen yine yamalı, eski cübbeni giydin Dostuna kavuşmana bir hafta kalmıştı Aynı cübbeden yine yine diktiler Ama giyinmek nasip olmadı Haberler uçurmuştun Ebu Hureyre' nin diliyle : " Benden sonra öyle kimseler gelecek ki, keşke peygamberi görseydik de ne malımız ne evladımız olsaydı diyecekler " Ve Hz. Enes ile paylaşmıştın özlemini " Beni görmedikleri halde bana iman eden kardeşlerimi görmeyi çok isterdim" Sultanım! Ey Medine minberinde " ümmeti, ümmeti " diye hüznü giyen sevgili Ey Mekke mihrabında alemler hesabına " Allah! " diyen sevgili Bize lütfu ilahi bahşedilen kapına diz çöktük, bey' at ettik Rabbinden bize ne getirdi isen amenna Duyduk, itaat ettik Ya Rasulallah Sen hâlâ kırk yaşındasın Ve hâlâ ümmetinin başındasın... Dursun Ali Erzincanlı |
|
|
Paylas
|
![]() |
| Etiketler |
| anlamlı dini şiir, dini anlamlı şiirler, dini şiir arşivi, dini şiirler |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|